Küre Nasıl Yazılır? Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi anlamadan bugünü tam olarak kavrayamayız; tarih, sadece eski zamanların izini sürmek değil, aynı zamanda bugün yaşadığımız dünyayı şekillendiren dinamikleri ortaya koymaktır. İnsanlık, tarih boyunca bir dizi toplumsal, kültürel ve coğrafi dönüşüm yaşamış ve bu dönüşümler, medeniyetlerin şekillenmesinde belirleyici olmuştur. “Küre nasıl yazılır?” sorusu, bu dönüşümlerin izlerini sürmek, geçmişin toplumsal yapılarıyla bugün arasındaki köprüyü inşa etmek için önemli bir sorudur. Küre, tarihsel bir kavram olarak, yalnızca fiziksel dünyayı değil, toplumsal düzeni, ideolojileri ve kültürel normları da yansıtan bir yapıyı işaret eder. Bu yazıda, küreyi yazma eyleminin tarihsel evrimini inceleyecek, bu kavramın nasıl şekillendiğini ve…
Yorum BırakŞehir ve İlham Yazılar
İngilizcede Gece Yarısı Nasıl Söylenir? Felsefi Bir Yaklaşım Düşüncelerimiz bazen zamanın akışında takılıp kalır; işte o anlarda, saatler, dakikalar ve hatta saniyeler anlamını yitirir. Ama bir şey değişir: Gece gelir. O an, gece yarısı… Zihnimizde, ruhumuzda bir duraklama, bir boşluk hissi oluşur. Bu noktada, zamanın kavranışı, dilden öte bir felsefi meseleyi ortaya koyar. Gece yarısı denildiğinde aklımıza gelen yalnızca bir saat dilimi midir, yoksa bu terim, bizim zaman algımıza dair daha derin bir sorgulamayı mı başlatır? İngilizce’de gece yarısı, “midnight” olarak bilinir, fakat bu sözcük, zamanın doğasına dair sayısız felsefi soruyu ve teoriyi beraberinde getirir. Zaman nedir? Zamanı nasıl bilirim?…
Yorum Bırakİmam Gazali’nin Mezarı Nerede? Edebiyat Perspektifinden Bir Keşif Edebiyatın gücü, sadece kelimelerdeki anlamlarla değil, aynı zamanda o anlamların insanlar üzerinde bıraktığı etkilerle şekillenir. Bir anlatı, bir metin, bazen bir yazarın ölümsüzlüğe adım atmasının anahtarı olur. Gazali’nin mezarını aramak, belki de bir edebi yolculuk gibi, sadece bir fiziksel yerin peşinden gitmek değil, onun düşüncelerinin ve öğretilerinin mirasını anlamaya çalışmaktır. İmam Gazali, sadece bir düşünür, bir alim değil, aynı zamanda tarihsel bir figürdür. Onun yaşamı ve öğretileri, bugün bile edebiyat, felsefe ve din alanlarında iz bırakmıştır. Gazali’nin mezarının yeri, sadece bir coğrafi noktayı değil, aynı zamanda bir kültürel ve düşünsel mirası da…
Yorum BırakGazi Ne Demek Din? Felsefi Bir Yaklaşım Bir sabah, kahvemi yudumlarken televizyonda bir haber izledim. Bir gazi, yaşamını kaybetmiş bir savaş kahramanı olarak anıldı. Ancak “gazi” kelimesi, hepimizin bildiği ve kullandığı bir sözcük olsa da, tam olarak ne anlama geliyor? Gazi olmak, sadece bir unvan mı yoksa derin bir toplumsal anlam taşır mı? Savaş, zafer, direniş ve ödüller üzerine düşünürken, bu kelimenin hem ahlaki hem de epistemolojik anlamları üzerinde düşünmek zorlaşır. İnsan, bir şeyin ne olduğunu sorgularken, aslında neyi bildiğini ve nasıl bildiğini de sorgular. Gazi kelimesi, bu anlamda birden fazla soruyu ve tartışmayı beraberinde getiriyor: Kimdir gazi? Bir insanın…
Yorum BırakYöksis Özgeçmiş Nasıl Alınır? Pedagojik Bir Bakış Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Eğitim, insan hayatını derinden dönüştüren bir süreçtir. Her bir öğrenme deneyimi, bireylerin sadece bilgi edinmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda onlara dünyayı anlama, başkalarıyla etkileşim kurma ve kendi kimliklerini keşfetme fırsatı sunar. Yöksis (Yükseköğretim Kurulu Sistemine) özgeçmiş almak da eğitim camiası içinde önemli bir adımdır. Ancak bu süreç, yalnızca bir belge almak değil, bir akademik yolculuğun başlangıcıdır. Eğitim alanındaki bu tür başvurular, bireylerin gelişim yolculuklarına dair derin bir düşünme fırsatı yaratabilir. Bu yazıda, Yöksis özgeçmişinin nasıl alındığına dair adımları pedagojik bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Ancak amacımız yalnızca teknik bir rehber…
Yorum BırakGüneşin Arkasında Ne Var? Edebiyatın Işığında Bir Keşif Edebiyat, kelimeler aracılığıyla insanın en derin duygularına ve düşüncelerine ulaşabileceğimiz bir dünyadır. Yazarlar, dilin inceliklerini kullanarak; yalnızca toplumları ve bireyleri değil, aynı zamanda evreni ve içsel dünyaları da keşfederler. Her kelime, her anlatı bir kapıdır ve bizlere her zaman yeni anlamlar, farklı bakış açıları ve daha derin kavrayışlar sunar. Tıpkı gökyüzünde parlayan güneş gibi, edebiyat da ışık ve karanlık arasındaki ince çizgide yol alırken, okurunu da aydınlatmaya çalışır. Peki, ya güneşin ardında ne var? Bu soruyu edebiyatın zengin diliyle ele almak, hem bir metaforik hem de felsefi bir yolculuk sunar. Güneşin arkasında…
Yorum BırakFrenk İnciri Nasıl Yenir? Felsefi Bir İnceleme Giriş: Yediğimiz Yiyeceklerin Arkasında Neler Var? Felsefi düşünceye adım atarken, insanın en temel eylemlerinden biri olan yemek yeme üzerine düşündüğümüzde aklımıza gelen ilk soru şudur: “Yediğimiz yiyeceklerin anlamı nedir?” Birçok felsefi okula göre, her eylemin ardında derin bir anlam ve etik, epistemolojik ve ontolojik bir boyut yatar. Peki, basit bir şey gibi görünen bir meyve olan frenk inciri nasıl yenir? Bu soruyu sormak, sadece bir meyvenin fiziksel tüketimini değil, aynı zamanda onu nasıl anladığımızı, ne şekilde ilişki kurduğumuzu ve hatta neyi doğru kabul ettiğimizi sorgulamayı da gerektirir. Bu yazı, frenk incirinin, felsefi üç…
Yorum BırakKıt kaynaklar ve sonsuz ihtiyaçlar… Ekonomik düşüncenin temelinde, seçimlerin ve bunların sonuçlarının nasıl şekillendiği yatmaktadır. Bu, sadece soyut teorilerin ötesinde, her bireyin günlük yaşamında karşılaştığı gerçek bir meseledir. Herhangi bir insan, sabah işe giderken, alışveriş yaparken, yatırım kararları alırken ya da hükümet politikalarını tartışırken, çoğu zaman bu seçimlerin sonuçlarını, fırsat maliyetlerini ve dengesizlikleri düşünmeden edemez. İnsanlar, “görüşlü” olmak adına, bu kaynak kıtlığını en verimli şekilde kullanabilmek için sürekli olarak tercih yaparlar ve her tercih, ardında bir takım fırsatları ve kayıpları getirir. Görüşlü Ne Demek? Ekonomik Perspektiften Bir Analiz Görüşlü olmak, basitçe bir konuya belirli bir açıdan yaklaşmak ve o görüş…
Yorum BırakFitre Kim Vermez? Toplumsal Dayanışma, Güç İlişkileri ve Demokrasi Üzerine Bir Analiz Toplumlar, tarih boyunca dayanışma ve yardımlaşma kültürünü önemli bir değer olarak benimsemişlerdir. Ancak bu değer, sadece bireyler arası yardımlaşma ile sınırlı kalmaz; aynı zamanda devletin ve toplumsal kurumların da bu dayanışmayı teşvik etmek adına belirli sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklardan biri de dini ve toplumsal sorumluluk anlamına gelen fitrelerin verilmesidir. Fitre, sadece dini bir ibadet olmanın ötesinde, aynı zamanda bir toplumsal norm ve toplumun ekonomik ve sosyal yapısına dair bir yansıma sunar. Fakat burada önemli bir soru ortaya çıkar: Fitreyi kim vermez? Ya da fitreyi vermemek, toplumsal düzenin ve…
Yorum BırakFiravun’un Ölümü: Sosyolojik Bir Perspektif Toplumları anlamaya çalışırken, bireylerin ve yapılarının etkileşimine dikkat etmek, tüm büyük anlatıları anlamanın anahtarıdır. Bazen, tarihsel figürlerin yaşamları ve ölümleri, sadece kendi zamanlarında değil, sonrasındaki nesillerde de derin izler bırakır. Firavun’un ölümü gibi bir olay, bu etkileşimi anlamak adına oldukça değerli bir örnek oluşturur. Tarihin bu dönüm noktalarına bakarken, olayın sadece bireysel bir trajedi ya da dini bir kutlama olmadığını, aynı zamanda toplumsal yapıları ve güç ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini sorgulamak gerekir. Firavun’un ölümü, hem dönemin toplumunu hem de bu toplumların değerlerini ve güç dinamiklerini anlamak adına bir fırsat sunar. Ancak onun ölümünün ötesine geçtiğimizde, hem…
Yorum Bırak